|
tr-adalet tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 23 Ağustos 2007 10:30 |
|
Atatürk'ün İnkılaplarından olan 21 Haziran 1934’tarihli Soyadı Kanunu oku sonucunda, her Türk kendi adından başka ailesinin ortak olarak kullanacağı bir soyadı alması zorunluluğu getirilmiştir. Cumhuriyet öncesi Türk toplumunda ailelerin dinî, sosyal, ailevî ve asalet kaynaklı lakaplar taşımaları, gerek insanlar arasında ayırıma yol açmakta, gerekse toplumsal ilişkilerde (nüfus işlemleri, askerlik vb.) karışıklıklara neden olmaktaydı. Bu durum, cumhuriyetin millî sınırlar içinde tüm insanları eşit kabul etme mantığıyla bağdaşmıyordu. Dolayısıyla hızla modernleşen Türk toplumunda böyle bir bölünmdilmiştir. Atatürk'ün soyadını almasıüşlüğe yer verilmemeliydi. Bu gaye ile 21 Haziran 1934’te “Soyadı Kanunu” kabul e Kemal öz adlı Cümhur Reisimize Atatürk soyadı verilmiştir. Yasaklanan Soyadları - 'ağa', 'hacı', 'hafız', 'molla', 'hoca', 'efendi', 'bey', 'beyefendi', 'hanım', 'hanımefendi', 'paşa', 'hazret' gibi ünvan ve lakapların soyadı olarak alınması yasaklanmıştır. Soyadı kanununun kabul edilmesi ile toplum hayatında gertçekten yeni bir düzen getirilmiş, aile ve fertlerin de tam olarak tanınması mümkün olmuştur.
- Soyadı Kanununa göre her Türk kendi adından başka ailesinin ortak olarak kullanacağı bir soyadı alacaktır.
- Alınan soyadları Türkçe olacak,
- yabancı milletlere ait adlar kullanılmayacak,
- soyadlarının ahlaka aykırı ve komik olmamasına özen gösterilecektir.
Uygulama - Uygulamada doğu ve karadeniz bölgesinde aileciliğin önüne geçmek için çekirdek aile esas alındı.
- Çok komik soyadlarıda verildi. Mesela "Çirkin" "Çamur", "Hanzo" gibi.
- Uygulamada yasada molla koymak yasak yazıyordu. Ama mollaoğlu yasak yazmıyordu. Bu yüzden karadenizde pek çok aile mollaoğlu soyadını alabildi.
|
|
Son Güncelleme ( Pazar, 10 Ağustos 2008 11:20 )
|